Mao'yu putlaştırmak amacıyla yapılmış bir komünist propaganda posteri. Dikkat edilirse posterde Mao, tüm Çinlilerin üzerine doğan bir güneş, hepsinin şaşmaz yol göstericisi ve hepsine sözde mutluluk ve yaşam sevinci getiren bir sözde "ilah" olarak tasvir edilmektedir. |
Bu putlaştırma eğilimi, ilk komünist devrim olan Rus Devrimi'nin lideri Lenin'le başlamıştır. Gerçekte Lenin'in bazı sözlerine ve miras bıraktığı anlayışlara bakıldığında, bir tür "dini" atmosfer göze çarpmaktadır. Ancak bu, putperest bir dindir. Lenin, Komünist Parti'yi bir tür dinsiz tarikat şeklinde örgütlemiştir. O öldüğünde Komünist Parti üyeleri büyük bir tören düzenlemiş ve onun cesedine doğru seslenerek "Yoldaş Lenin, yemin ediyoruz ki emirlerini yerine getireceğiz" şeklinde ayinsel konuşmalar yapmışlardır.114 Lenin'in cesedi, tümüyle eski Mısır dinine uygun bir biçimde mumyalanmış ve yine eski Mısır'daki firavun mezarlarına benzer bir mezara konmuştur ki bu, Firavun sistemi ile komünist sistem arasındaki benzerliğin çok belirgin bir örneğidir.
Kuzey Kore diktatörü Kim Il Sung'un heykeli önünde secde eden Koreliler, komünizmin gerçekte çağdaş bir putperestlik olduğunu belgelemektedir. |
Stalin ve Mao, Lenin'in yolunu izlemişlerdir. Her iki diktatör de dev boyutlarda heykellerini yaptırıp ülkelerinin dört bir yanına yerleştirmiş, bu yolla halka "ilah-lider" portresi çizmeye çalışmıştır. Mao, "Kızıl Kitap" adı verilen bir tür "kutsal kitap" yazmış ve her Çinli bu kitabı okuyup hayata geçirmekle sorumlu tutulmuştur. "Büyük Serdümen" lakabı takılan Mao'nun Çin'in dört bir yanındaki heykelleri hala pek çok Çinli tarafından ziyaret edilmekte, Mao'nun doğum gününde topluca intihar edenler olmaktadır.
Komünist ideolojide ortaya çıkan "lidere tapınma" eğilimi, komünizmin Kuran'da haber verilen firavun sistemi gibi putperest bir anlayışa sahip olduğunu göstermektedir. Yaşamlarında Mısır firavunu gibi bir zulüm uygulayan komünist liderler, öldüklerinde de aynen firavunlar gibi mumyalanmışlardır. |
Kuzey Kore'de iktidara gelen Kim Il Sung da putlaştırılmiş, "halkın güneşi" olarak tanımlanmış ve asla hata yapmayan şaşmaz bir yol gösterici olarak tanıtılmıştır. Aynı durum Kuzey Vietnam'ın komünist diktatörü Ho Chi Minh için de geçerlidir.
OLİGARŞİK YAPI
Oligarşi, "azınlık yönetimi" demektir. Bir sistemde, siyasi güç sadece sınırlı bir grubun elinde ise, o sistem bir oligarşidir. Kuran'a baktığımızda ise, inkarcı sistemlerin temelde oligarşik yapılara sahip olduğunu görürüz. Pek çok ayette "kavmin önde gelenleri"nden söz edilir. Kavmin önde gelenleri ile ilgili ayetler incelendiğinde, söz konusu kesimin tüm siyasi gücü ellerinde tuttuğu ve toplumu kendi fikirleri doğrultusunda yönlendirdiği anlaşılmaktadır. Firavun düzeni de bir oligarşidir. Firavun'la ilgili ayetler incelendiğinde, Firavun'un yanında danışmanlar, büyücüler ve askerlerden oluşan oligarşik bir sınıf olduğu görülür. Büyücüler, halkın Firavun sistemine bağlı kalması için onları fikri yönden kontrol etmiş, askerler ise aynı kontrolü kaba kuvvetle sağlamıştır.Komünist rejimler, Kuran'da sözü edilen inkarcı oligarşik sistemin çağımızdaki karşılığıdır. Komünistler sözde "halk iktidarı" için yola çıkmışlar, oysa iktidarı ele geçirdikleri her ülkede halk üzerinde tahakküme dayalı bir azınlık iktidarı kurmuşlardır. Ülkedeki tüm siyasi güç, "proleterya partisi" yani işçi partisi etiketini taşıyan, oysa işçilerle hiçbir ilgisi bulunmayan Komünist Parti yönetiminin eline geçmiştir. Komünist Parti'nin Merkezi Komite ve Politbüro olarak adlandırılan karar mekanizmaları ve bunların da üzerinde olan Genel Sekreter, ülkedeki tüm siyasi gücün sahibi olmuş ve bunu acımasızca kullanmıştır. Komünist rejimlerdeki tüm sözde "demokratik" mekanizmalar, yani seçimler ve parti kongreleri, sadece göstermeliktir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder