19 Temmuz 2011 Salı

BÜYÜK BİNA TUTKUSU

Dinsiz yöneticilerin ortak özelliği, sahip oldukları makamdan dolayı büyüklük hissine kapılmaları, kibirlenerek diğer insanları küçümsemeleridir. Bunu çeşitli şekillerde ifade ederler. 


Komünist mimarideki büyük bina tutkusunun bir örneği: Moskova'daki Bakanlar Kurulu Binası
Kuran'da Allah bu yöneticilere örnek olarak Hz. Musa devrinde Mısır'ı yöneten Firavun'u anlatmaktadır. Firavun kibirlenerek hem Allah'a ve elçisi Hz. Musa'ya karşı gelmiş, hem de kendi halkını türlü baskılara uğratmıştır. Firavun'un büyüklük hissinin ilginç bir ifade biçimi ise, "yüksek bir kule" inşa ettirmeye kalkmasıdır. Bu amaçla Firavun tarafından yardımcısı Haman'a verilen emir Kuran'da şöyle bildirilir:
Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum." (Kasas Suresi, 38)

Firavun'un kibirinin bir ifadesi olan "yüksek kule" tutkusu, komünist diktatörlerde de "büyük bina" tutkusu olarak ortaya çıkmıştır. Başta Sovyetler Birliği olmak üzere, tüm komünist rejimlerde abartılı derecede büyük devlet binaları inşa edilmiş, bu binalar komünist rejimin güç ve kalıcılığının bir sembolü olarak görülmüştür. Romen diktatör Nikolay Çavuşesku'nun Bükreş'te yaptırdığı saray, dünyanın en büyük binası ünvanını uzun süre korumuştur. Son derece soğuk ve zevksiz bir görümüne sahip olan saray, sadece "büyüklük" konusunda ön plana çıkabilmiş ve komünist ideolojinin büyüklük kompleksinin bir ifadesi olarak kalmıştır.  
HALKIN ZORLA SÜRÜLMESİ
Kuran'da Allah yeryüzünde bozgunculuk çıkaran inkarcı güçleri anlatırken, onların bazı insanları yurtlarından sürüp çıkardıklarını da bildirir. Örneğin inkar edenler, kendilerine gönderilen peygamberlere "... Muhakkak (ya) sizi kendi toprağımızdan süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz..." (İbrahim Suresi, 13) diye tehditte bulunmuşlardır. İnkar edenler bu tehditlerini zayıf buldukları Müslümanlara gerçekleştirmişlerdir. Bir ayette bu haber verilir ve "Onlar, yalnızca; "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar..." (Hac Suresi, 40) buyrulur.

Komünist rejimler ise, tarihteki en büyük sürgünleri gerçekleştirmiştir. İlginç olan, bu sürgünlerde özellikle Müslümanları hedef almış olmalarıdır. Stalin döneminde Kırım Türkleri başta olmak üzere pek çok Müslüman halk yurtlarını bir gecede terk ederek, aç ve sefil şekilde Rusya'nın en elverişsiz bölgelerine sürgüne gönderilmiş, yüz binlerce masum yollarda can vermiş, kendilerine gösterilen hedefe varabilenler ise açlık, salgın hastalıklar ve dondurucu soğuk nedeniyle yaşamlarını kaybetmişlerdir.
 

İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YOK EDİLMESİ
Kuran'da anlatılan Firavun sisteminin temel özelliklerinden biri, sistemin inanç özgürlüğünü ortadan kaldırmasıdır. Toplumun nasıl bir dini inanca sahip olacağı, sistem tarafından belirlenir. Bu yapı, Firavun'un, Hz. Musa'ya inanan büyücülere söylediği "Ben size izin vermeden önce O'na iman ettiniz, öyle mi?" (Araf Suresi, 123) sözünden açıkça belli olmaktadır. Yine Firavun, kavmine karşı hitap ederken, onlara gereken doğruları kendisinin öğrettiğini, bunun dışında bir doğru aramamaları gerektiğini şöyle iddia etmiştir:
"... Ben, size yalnızca gördüğümü (kendi görüşümü) gösteriyorum ve ben sizi doğru yoldan da başkasına yöneltmiyorum." (Mümin Suresi, 29)
Firavun sisteminin söz konusu özelliğinin çağımızdaki temsilcileri komünist rejimler olmuştur. Başta Sovyetler Birliği olmak üzere 20. yüzyıldaki komünist sistemlerin hepsi "totaliter rejim" ünvanına sahiptir, en azından totaliter bir rejim kurmaya çalışmışlardır. Totaliterizm, bir toplumun bütün olarak devlet tarafından şekillendirildiği, devletin baskı ve propaganda yöntemlerini kullanarak tüm bir toplumu fiziki ve zihinsel olarak yönettiği sistemdir. Kuran'da Firavun'la tarif edilen totaliter düzen, 20. yüzyılda Lenin, Stalin, Mao veya Enver Hoca gibi diktatörler tarafından hayata geçirilmiştir. Arnavutluk diktatörü Enver Hoca, ülkesinde insanların herhangi bir dini inanca sahip olmasını yasaklamış, tüm ibadethaneleri kapatmış ve "tarihin ilk ateist devletini kurduğunu" ilan etmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder